Enerji Bakanlığı 2015-2019 Stratejik Planı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2015-2019 Stratejik Planı Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, planın, ülkenin gelişmesine, büyümesine ciddi katkı koyacağına inandığını söyledi. Türkiye’nin bütün enerji kaynaklarıyla alakalı arz güvenliğini, bunların sürdürülebilirliğini gerçekleştirirken bir yandan da coğrafyasından kaynaklanan avantajları hissetmesi...

1536 0

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2015-2019 Stratejik Planı Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, planın, ülkenin gelişmesine, büyümesine ciddi katkı koyacağına inandığını söyledi.

Türkiye’nin bütün enerji kaynaklarıyla alakalı arz güvenliğini, bunların sürdürülebilirliğini gerçekleştirirken bir yandan da coğrafyasından kaynaklanan avantajları hissetmesi ve yaptığı projelerle hissettirmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, enerjinin tasarruflu ve verimli kullanılmasının da çok önemli olduğunu vurguladı.

Yıldız, “Türkiye’nin neredeyse 1 yıllık büyümesine karşılık gelecek enerji yatırımları, enerji tasarruf miktarına yaklaştı. Enerjiden tasarruf elde edersek, enerjiyi verimli kullanırsak 1 yıllık yatırım ihtiyacını dahi karşılamış olacağız” diye konuştu.

Her yıl farklı tehdit ve fırsatların ülkenin başına gelebildiğine işaret eden Yıldız, yeni proje imkanları ve yeni yapılacak işlerin ülkenin fırsatlarını oluşturduğunu, buna karşılık 1 yıllık kuraklığın elektrik üretiminde yüzde 6-7’ler seviyesinde etki edebildiğini dile getirdi. Yıldız, enerji sektörünün “yağmur yağmadı, o yüzden durumumuz böyle” gibi bir mazereti olamayacağını, alternatif enerji kaynağının sağlanması gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin son 12 yılda artan refah seviyesinden ve kazanımlarından geri adım atamayacağını, atmaması gerektiğini ifade eden Yıldız, bu nedenle tüm enerji kaynaklarına aynı derecede önem verilmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Yıldız, “Güneşte, Türkiye’de bunların üretim merkezi kurmak kaydıyla dünyanın en büyük güneş üretim merkezini kuracağız. Afrika’nın güneşi daha fazla olabilir ama Türkiye’nin imkanı daha fazla” dedi.

Türkiye’de kömür çıkarılmasına yönelik tartışmaların bulunduğunu anımsatan Yıldız, buna karşın gelişmiş ekonomilerin enerjilerinin önemli bir kısmını kömürden elde ettiklerini, kömürün en önemli 3 enerji kaynağından biri olmayı sürdüreceğini belirtti.

Türkiye’nin kendisine sunulan bütün çözüm önerilerini değerlendirdiğini, ülke ve bölgesi için faydalı olabilecek seçenekleri kamuoyu ile paylaştığını dile getiren Yıldız, “Siz Türkiye’nin önüne yalnızca problemleri koyarsanız bu adilane bir paylaşım olmaz. Çözümleri koyarsanız Türkiye bunları ayıklamasını bilir. Türkiye çözümlerin nerede olduğunu, problemlerin nerede olduğunu gelişen zihniyle çok iyi takip ediyor” diye konuştu.

Rusya’nın Trakya teklifi

Uluslararası piyasalardaki gelişmeler nedeniyle geçmişte Türkiye’nin Trakya’nın doğal gazda arz güvenliğiyle alakalı tedarik yapamadığına dikkati çeken Yıldız, şunları kaydetti:

“Bu böyle devam eder mi? Başka projeler mutlaka teklif edilir ve bunlar değerlendirilir. Rusya’nın bu teklifini değerlendiriyoruz. Nihayetlendirdik mi, hayır henüz nihayetlendirmedik. Bunların her birisine bakacağız. Türkiye’ye, bölgeye getirileri nelerdir… Yalnızca Trakya’da bir enerji merkezi kurulması teklif edilmiyor, aynı zamanda bir LNG tesisiyle beraber kurulacak bunlar. Bunlar dünyanın siyasi seyriyle beraber belirlenebilecek konular. Türkiye’nin herhangi bir projeyi değerlendiriyor olması, diğer projeleri değerlendirmeyeceği anlamına gelmez. Türkiye güçlü bir ülke, kabiliyetleri arttı. Türkiye birden fazla projeyi değerlendirip konuşabilir. O yüzden bunların yadırganmaması lazım.”

“Boru hattı projeleri rakip değil”

Türkiye’nin enerjide isabetli öngörülerde bulunduğunu vurgulayan Yıldız, Güney Akım, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi gibi projelerin kendi içinde rekabet halinde görünseler de aslında orta ve uzun vadede birbirinin rakibi olmadığını söyledi.

Türkiye’nin geliştirdiği enerji politikalarında tutarlı olduğunu belirten Yıldız, Irak petrolünün Türkiye üzerinden uluslararası piyasalara açılmasını buna örnek gösterdi.

Yıldız, şöyle konuştu:

“Bağdat ile Erbil arasında 550 bin varillik bir uzlaşı noktası oluştu. 2 yıl önce bunu Irak’ın normalleşmesi adına bunun doğru olduğunu söylemişiz. Türkiye’nin bu sözleşmeleri çerçevesinde bu noktaya gelinmiş olması hem Türkiye hem Irak açısından sevindirici bir durum. Türkiye bu manada kazandığı güveni daha da artırarak uluslararası piyasada devam ettirecektir.”

Sorular

Bakan Yıldız, tanıtım toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ham petrol fiyatlarındaki gerileme ve doğalgazdaki olası indirimin enerji faturasına yansıması konusundaki sorular üzerine Yıldız, herhangi bir tercih yapılacağı zaman önceliğin vatandaşlarda olduğunu söyledi.

Yıldız, şunları kaydetti:

“Eğer bir şey yansıtılacaksa bunu ilk düşünen ve bu iradeyi ilk koyan biz olacağız. Bundan yana hiç kimsenin bir tereddüdü, şüphesi olmasın. Bu bir hesap işi. Şu anda 10’a alıp 9’a satıyoruz. Aradaki fark tamamen hazine, kamu tarafından finanse edilen yapıdır. O yüzden bu hesapları kontrol etmemiz gerekiyor. Ham petrol fiyatlarındaki yükselmeler ve düşüşler tarafımızdan dikkatle takip ediliyor. Bu manada kimsenin herhangi bir kaygısı bulunmasın.”

Otomatik fiyatlama mekanizmasıyla, ham petrol fiyatlarının düşmeye başladığı son 5 ayda yaklaşık 60-70 kuruş civarında akaryakıtta düşüş sağlandığını bildiren Yıldız, bunların Akdeniz Havazası’ndaki ithalat-ihracat fiyatlarıyla değerlendirildiğini dile getirdi.

Türkiye’de akaryakıt fiyatlarını sadece ham petrol fiyatlarının belirlemediğini, bunda dolar fiyatının da etkili olduğuna işaret eden Yıldız, şunları söyledi:

“Benzin fiyatlarında uluslararası arenada yüzde 36’lık bir düşüş olmasına rağmen bizdeki parite farkından dolayı bu yüzde 33’lerde kaldı. Bunun tersi de olabilirdi. Doların TL karşısında değer kazanması veya değer kaybı fiyatlarımızı etkileyen bir konudur. Dolarla alıp TL ile sattığımız için açık pozisyonlar zaman zaman oluşabiliyor. Yurt dışında yüzde 36 indirim yapılırken, bizde yüzde 41 indirim olabilirdi.”

“Ham petrol fiyatlarını çarpıp bölerek bulamazsınız”

Motorindeki indirimin Türkiye’de uluslararası arenayla aynı oranda olmadığına dikkati çeken Yıldız, dünyada yüzde 29 olan bu oranın, Türkiye’de döviz farkından dolayı yüzde 23 civarında kaldığını anlattı. Ham petrolün, benzin ve motorinin dünyadaki fiyat dalgalanmalarının aynı oranda olmadığını vurgulayan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ham petrol fiyatlarına bakıp, çarpıp bölerek bu oranları rahatlıkla bulamazsınız. Bunların içerisindeki vergi farkını da mutlaka değerlendirmelisiniz. Bu son 5 ayda, otomatik fiyat mekanizmasıyla vatandaşlarımızın kullandığı binek araçlarda ve toplu taşıma araçlarında elde edilen tasarruf miktarı, vatandaşımıza iade edilen miktar 5,2 milyar dolardır. Bu tahakkuk etmiş, gerçekleşmiş bir rakamdır. Bunların her birisi anında yansıtılıyor. Bu fiyatın bir yıl süreyle uluslararası piyasada kaldığını farz ederek bunları konuşuyoruz. Bunların hangi zamanda ne kadar değişeceğini bilmiyoruz. Son 5 aydaki eğilim düşme yönünde. Herhangi bir artış beklentisi önümüzdeki 2-3 ay içerisinde görünmüyor. Ama ondan sonraki uluslararası siyasetle etkilenebilecek neler vardır bunların her birisini tabii ki takip edeceğiz.”

“Bunun tarafı Türkiye değil, Avrupa Birliği ile Rusya”

Bakan Yıldız, doğal gaz onusunda Rusya’nın teklif ettiği indirime ilişkin bir soruyu yanıtlarken, bunun nihai bir fiyat olmadığını söyledi. Yıldız, “Müzakerelerin başında Sayın Putin’in kamuoyuyla paylaştığı bir indirimdir, bizim istediğimiz indirim bunun daha üzerinde bir indirimdir. Tabii ki karşılıklı olumlu adımlar atacağımıza inanıyorum” dedi.

Bakan Yıldız, “Rusya ile Güney Akım’a alternatif hat ile ilgili müzakerelerde güzergah için bir öngörü oluştu mu? Karadeniz’den mi geçecek?” soruları üzerine, bu konuda henüz detaya girilmediğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Güney Akım’a ilişkin açıklamalarını “mental değişiklik” olarak nitelendiren Yıldız, şöyle konuştu:

“Avrupa Birliğine Güney Akım’dan gaz akışını durdurduğunu açıkladı. Bunun tarafı Türkiye değil, Avrupa Birliği ile Rusya arasındaki konudur. Kaldı ki Güney Akım’ın proje ortakları arasında Avrupa Birliği ülkelerden şirketlerin de bulunduğunu biliyorduk. Burada Türkiye’yi ilgilendiren husus, kurumlarımızı BOTAŞ ve Gazprom’u böyle bir projenin gelişimiyle alakalı görevlendirmek, çalışmalarını sağlamak, çalışmalarının sonuçlarını bizlerle paylaşmalarını, ülkemiz şartlarına ne kadar uyup uymadığını, bunların her birisini değerlendireceğiz. Şu anda karşılıklı iyi niyet çerçevesinde imzalanan metin, hukuki bağlayıcılığı olan bir metin değildir.”

“Putin’in sunduğu oranlardan daha yüksek”

Alternatif hat konusunda iki güzergahın söz konusu olmadığını belirten Yıldız, “Şu anda bazı yerlerde ‘Samsun’dan da gelebilir’ diye. Hayır, böyle bir düşüncemiz yok. Eğer bu proje nihayetlenirse, hukuki bağlayıcılığı olan bir metne doğru giderse bu ancak Trakya’dan girip, Trakya’da bir doğal gaz merkezi oluşturmaya dönük. Belki orada LNG tesislerinin de kurulabileceği, geniş bir tesisten bahsedebiliriz. Ama bunları konuşmak için şu anda erken. Samsun’dan girmeyecek” ifadelerini kullandı.

Rus doğalgazı için ne kadar indirim istendiğinin sorusunu yanıtlayan Bakan Yıldız, Türkiye’nin vatandaşa ve sanayiciye Avrupa’nın en ucuz doğalgazını kullandırdığını vurguladı. Yıldız, “Bu müzakere sürecinde fiyatların ne kadar düşebileceğini, bizim ne kadar istediğimizden rakam olarak bahsetmemiz doğru değil. Ama Sayın Putin’in sunduğu oranlardan daha yüksek bir oranda bizim indirim istediğimiz doğrudur. Talebi kendilerine ilettik, onlar da değerlendireceklerini, ondan sonra bizlerle paylaşacaklarını söylediler. Bu bir müzakeredir, devam edecek” şeklinde konuştu.

Yıldız, konuyla ilgili sorular üzerine, “Arkadaşlarımız da bu hafta içerisinde hem Güney Akım hem de fiyat müzakereleriyle alakalı oturup konuşacaklar. Zaten devam eden bir görüşme süreci” dedi.

“TANAP’ı kesinlikle etkilemeyecek”

TANAP’a ilişkin bir soruyu yanıtlayan Yıldız, “Türkiye, TANAP’ın ortağıdır ve TANAP’ı geliştirmek tabii ki önceliğidir. TANAP’ın burada herhangi bir şekilde tartışılmasını doğru bulmam. Güney Akım ile alakalı yapılacak bir iyi niyet müzakeresinin TANAP’ı kesinlikle ama hiçbir şekilde etkilemeyeceğini söylemem lazım. TANAP şu anda ihaleleri yapılmış, boru hatları çalışmaları sürdürülmüş, işçilik ihaleleri yapılmış ilerleyen bir projedir” diye konuştu.

Rusya-Türkiye ilişkilerine yönelik bir soru üzerine Yıldız, Türkiye ile Rusya’nın bir yıllık ticaret hacminin 33 milyar dolar olduğunu hatırlatarak, şöyle dedi:

”Bizim yakınlaşmamızdan daha ziyade her iki ülke ve bölgenin menfaatine projelerin geliştirilecek olup olmamasıdır. Türkiye, doğalgaz tedarikinin yarısından çoğunu Rusya’dan karşılıyor. Rusya’ya herhangi bir Avrupa ülkesi gibi davranamayız. Rusya Federasyonu bizim için herhangi bir ülke değildir. O yüzden bunların stratejik, ekonomik ve siyasi yanı var. Bunların her birisini geliştirebilecek tarzda, her iki ülkenin de kurumsal hafızası bunlara müsaittir.”

In this article

Join the Conversation