Enerji Piyasası Uzmanı Abdurrahman ÖVÜNDÜR ile Enerji Sektörü Üzerine Video Röportaj

Tuğçe Alkan: Merhaba, şirket profilinizden bahseder misiniz bize? Abdurrahman Övündür: İsmim Abdurrahman Övündür. Öven Enerji Mühendislik Danışmanlık şirketinin yetkilisiyim. 2006 yılının sonunda kurulmuş şirketimiz, enerji sektöründe yerli ve yabancı firmalara ticaretiyle ilgili çalışma yapan firmalara müşavirlik ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu konuda firmamız enerji sektörünün...

1897 0

Tuğçe Alkan: Merhaba, şirket profilinizden bahseder misiniz bize?

Abdurrahman Övündür: İsmim Abdurrahman Övündür. Öven Enerji Mühendislik Danışmanlık şirketinin yetkilisiyim. 2006 yılının sonunda kurulmuş şirketimiz, enerji sektöründe yerli ve yabancı firmalara ticaretiyle ilgili çalışma yapan firmalara müşavirlik ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu konuda firmamız enerji sektörünün libarelleşmesi, serbestleşmesi neticesinde oluşan rekabet açık piyasa da EPDK’nın düzenlemiş olduğu alt mevzuatlar çerçevesinde, enerji üretimi ve yatırımı noktasında, faaliyette bulunan yerli yabancı firmaların bu noktadaki çalışmalarında öncülük etmekte ve onlara gelecek noktasında piyasa analizleri , raporlamalar, eğitim çalışmalarıyla ilgili eğitim vermektedir.

Tuğçe Alkan: Piyasa katılımcılarına ve şirketlerine verdiğiniz hizmetler bunlar mıdır? Ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

Abdurrahman Övündür: Enerji sektöründe son yıllarda ciddi bir şekilde, özel sektör açılmakta ve rekabet açık piyasada özel sektör payı artmakta. Günümüzde elektrik sektöründeki üretim payı kamunun tekelini azaltıp özel sektörün geçmesiyle %70lere kadar vardı. Şimdi özel sektörün yapmış olduğu enerji yatırımlarıyla beraber, alt mevzuatlar noktasında ciddi değişimler oluşturan EPDK ‘nın mevzuat çalışmaları neticesinde özel sektör çok zorlanmakta. Bununla ilgili piyasadaki elektrik ticaretiyle ilgili yapılan yasal düzenlemeler yine aynı şekilde özel sektör katılımcılarını etkilemekte. Bu çerçevede firmamız onların enerji ticareti noktasında elektriğini en iyi şekilde değerlendirmesi ve satışı noktasında hizmet vermekte. Yatırımlarına doğru yerde ve doğru zamanda belirleme noktasında bir hizmet vermekte.  Özellikle portföy yönetimi noktasında zorlanan firmalarında portföylerini yöneterek, hem üretim tarafında hem satış yapmış oldukları müşteri tarafında en iyi piyasa koşullarında değerlendirecekleri üretimi sağlamakta ve bu noktadaki firmaların da taleplerine cevap vermektedir. Firmamız aynı zamanda şirketlerin kendi iç bünyesindeki yapılanmaya bağlı olarak personellerine de eğitim vererek, onların gelişen ve serbestleşen piyasaya adaptasyonu noktasında ciddi katkı sağlamaktadır.

Tuğçe Alkan: Tüketicilerin seçeneği çok. Bir rekabet söz konusu bu sektörde. Müşterilerin neye dikkat etmesini öneriyorsunuz? Nasıl bir önem arz ediyor? Neye dikkat etmesi gerekiyor müşterilerin?

Abdurrahman Övündür: Son dönemde ciddi oranda son kullanıcılarda talep artışına bağlı olarak ve EPDK’nın düzenlemiş olduğu mevzuatlar çerçevesinde serbest tüketicinin limitini düşürmesiyle beraber ciddi serbest tüketicisi sayısında artışlar oldu. En son bildiğim kadarıyla bir milyon ikiyüz bin’e yakın abone şu anda elektrik piyasasında elektriğini serbest piyasadan rekabete açık noktada almakta. Elektrik piyasasındaki bu serbestleşmeye bağlı olarak tüketici sayısının artması tüketicinin seçiciliğini ciddi oranda arttırmaktadır. Çünkü karşı tarafta hem üretim tarafında hem de elektriğin ticaretiyle ilgili toptan satış firmalarında ciddi bir rekabet oluşturmakta. Bu rekabete karşılık firmaların en önemli dikkat etmesi gereken şey, sözleşmeler. Çünkü sözleşmelerde çok bağlayıcı unsurlar olabiliyor. Ve elektrik tarifesindeki beklenmedik gelişmeler, enerji sektöründeki arz talep dengesindeki ciddi belirsizlikler, fiyatları etkilediği gibi bu fiyatlara bağlı olarak tedarikçi firmaların ön göremedikleri durumları tüketiciye fatura nezlinde yansıtmaları söz konusu olabiliyor. Tabi bu noktada ciddi mağdur olan firmalar var. EPDK’nın düzenledikleri yaptıkları çalışmalar neticesinde, firmaların ön görülerini bilemeyen tüketiciler neyle karşılaştıklarını şaşırabiliyorlar ve bu noktada ciddi mahkeme süreçleri yaşanabiliyor. Onun için sözleşmelere dikkat etmek gerekiyor. Bir de kaynak bazında değişken maliyetlere neden olmayan ya da üretim maliyetlerinin sık sık değişmesi konusunda sıkıntı yaşamayacakları tedarikçi firmalarla çalışmaları onlara belki bu nokta da ciddi bir avantaj sağlayabilir.

Tuğçe Alkan: Bu tüketilen elektrik miktarındaki ciddi artış, buradaki arz talep dengesinde. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ciddi bir artık söz konusu dediğiniz gibi.

Abdurrahman Övündür: Son yıllarda elektrik üretim noktasında ciddi bir arz artışı ve talep artışı birbirine paydalı şekilde devam etmekte. Şu an itibarıyla 69.000 megawatt ‘a gelen bir arzımız var. Enerji kurulu güç kapasitemiz var. Talepteki artış bu yıl için %4’lük bir büyümeyi ön görüyoruz. Yıl sonu rakamların %4’ü bulacağını düşünüyoruz. Önceki yıllardaki talep artışı %6-6.5 civarındaydı bu da yıllık 3.000 megawatt’lık bir enerji arzını gerektirdiğini ortaya koymakta. Fakat son iki yıl içerisinde devreye giren santrallerin toplam kurulu gücü 13.000 megawatt’a yakın. Bu çok ciddi bir arz artışı demektir. Talepteki artış, %4 noktasında kalırken arzdaki artışın bu kadar yüksek olması, elektrik fiyatlarını piyasada çok arttırmayacağı biraz düşük kalacağı noktasında bize bir fikir verebilir. Tabi büyüyen bir ekonomide enerji direkt aynı paralellikte arttığı için, önümüzdeki dönemde de en az %4’lük bir ortalama büyüme ile yaklaşık olarak yıllık 3.000 megawatt’lık bir kurulu güç artışı, buna bağlı olarak da talep artışının olacağını düşünmekteyiz.

Tuğçe Alkan: Önümüzdeki zamanlarda kullanıcılar elektriği daha uygun kullanabilecek mi? Piyasa buna uygun mudur? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Abdurrahman Övündür: Şimdi serbest tüketicinin limitinin düşmesiyle beraber, ulusal tarifenin dışında rekabet açık piyasada elektriğin alımı mümkün. Fakat bunu olumsuz etkileyen birkaç neden var; birincisi EPDK’nın belirlemiş olduğu tarifelerin, özellikle sanayi grubuna yapılan düzenlemelerde, tarifenin ana kaleminin dışındaki diğer bedellerinin arttırılarak asıl perakende satış tarifesinin düşük kalması, bu serbest piyasa da üretici firmaların ya da toptan satış firmaların iskonto yapmalarını zorlaştırıyor. İkinci bir neden; doğalgaza gelen %9’luk zam, bu noktada üretim maliyetlerini arttırdığı için ve piyasada son yıllardaki yağışların düşük olmasıyla rezervuarlı hidroelektrik santrallerinin düşük kapasitede üretim yapmasından dolayı, piyasada bir fiyat artışı oldu. Bu serbest tüketiciye ya da nihai tüketiciye o beklenilen düşük iskontolu fiyat noktasında yansımadı. Önümüzdeki dönemde de, en az 1.5-2 yıl belki sanayi tarifesine bağlı abonelerin uzun vadeli çok iyi bir iskontolu elektrik kullanmaları söz konusu olmayacak. Çünkü çok dışa bağımlı olduğumuz doğalgazın maliyet artışı tüketiciye direkt yansıdı. Ama bunun dışındaki ticarethane abonesi dediğimiz daha pahalı elektrik kullanan aboneler önümüzdeki dönemde de yine iskontolo elektrik kullanmaya devam edecek. Fakat arzdaki bu artışa bağlı olarak, eğer önümüzdeki dönem ciddi bir yağış olursa ve talep artışı da çok ciddi bir oranda artmazsa, serbest tüketici dediğimiz sanayici tüketicileri de belli oranda yine iskonto elektrik kullanma durumunda olacaklar. Fakat bunun yıllık bazda değil de artık kış aylarının dışındaki belki 9 aylık dönemde de iyi bir iskonto alacak duruma dönecek. Çünkü artık kış aylarındaki gaz krizinin beklenmesi ya da gaz krizinin yaşanma ihtimali özel sektörün bu nokta da çekincelerine neden oluyor. Onun için önümüzdeki dönem, önceki yıllarda duyduğumuz yüksek iskonto oranlarının çok konuşulacağını zannetmiyorum.

In this article

Join the Conversation